30 Haziran 2010

Hayal kırıklığı


En çok neye kızıyorum biliyormusunuz?Gözlerinin içine başka türlü bakıp,seni başka diyarlara götüren o lanet bakışı atan erkeklere...O seni saf salak yerine koyup kandıranlara...O yürekleri sevgini,değerini hak etmeyi,senin onlara sunduğun yüreğini,fiyat bçilmiş yüreklerinde yerin varmış gibi seni kandırmalarına...


Bir anlık Heveslerinin sonucunda sende kalıcı duygular haline dönüştüren o lanet öpücükler...

O lanet dudaklar ,o lanet bakışlar,o lanet olan herşey...Bir anlık hevesin olmaya izin veren gene ben.


Huzurlu olan ben artık,vicdanım rahat.Tüm benliğimle gitmişken duygularımın peşinden korkak olan bir kayaya çarpmişti meğer.Kaya sert aynı yüreği gibi siz erkeklerin....


Ne duygudan eser var nede anlam dolu bakışlarınızın arkasında saklamaya çalıştıgınız o çocuksu ruhunuzdan..


Aslında herşey elde edene kadar bir oyun.Akıllıca görünen seytan planlarınız.Satranc oyunu gbi hamleler ağır ve zekicene atılmış gibi gelir size ama şah-mat yapan gene biz dürüstler.


Aslında siz büyük görünen oyunlarınızın sadece küçük birer piyonusunuz.


İşte sadece kızıyorum...!,kızmakla yetiniyorum.Çünkü biliyorum ki kendi bakışımda gözlerine anlattığım benliğin bir gün özlenilceğine..

Ama işte ozaman yüreğimi kaya gibi sert bir taşa çeviricem.İşte bende o an onlardan farklı olarak küçük oyunlarında büyük zarlarımı atıcam.


Kırılan bu ben'den aldıgın ben'i siradanlığa tercih eden sen,aynı hayal kırıklığını sende hissetmen dileğiyle.


Seni gören gözlerimi kapadım bu gece artık sana,kör oldu gözlerim,sadece seni görmicek bidaha.

Senin dışındaki yeni hayalkırıklıklarını görmeyi beklicek belkide....

Teslim oldum


Küstü bu şehir bana,azalmış gelen heycanıma alınganlık yaptı heralde.yorulmuş ruhuma sitemlerde sanırsam.Ne yapmalıda canlandırmalı bendeki eski beni?

Sehir kalabalıklığının gürültüsü sanki bir hüzünlü siren sesi gibi gelir şimdilerde bana,okadar yoruldu ki kalbim.


Bir zamanlar hasret kaldığım o boğaz havasını,içime çekmez oldum.Kokusu olan hiçbirşeyi solmuyor artık bu beden.Solmamalı birsüre.

İmkansızlığa hergece anlam yükleme devri şimdiki.Kendime bir imkansız daha yükleme zamanı.


Hergece imkansız geçiverirken göz bebeklerimden,gözlerimin önündeki o büyülü perdenin toz bir sihir gibi bir anda yok olabilceğini bilipte hemen bianda kapılıvermekte ne diye?


Bu şehir küskün,ben solgun ve yorgun...Bu koca şehre bir zamanlar deli divane aşık olan ben,hiç inanmadığım zamana malesef teslim oldum...